Öss genci böyle trajedik bir olayla sadece kendisinin karşılaştıgını sanan bir varlığa dönüşür. Bu olay öyle yıkıcı gelir ki ona sanki bu olay bitince her şey bitiyor gibi gelir ona. Acımasızlığın içinde ki kurbandır artık o(ya da kendini öyle görür). Savaşmak zordur. Çeldirici öyle çok şey vardır ki...
Zaman ilerler konular birer birer bitmeye başlar. Vatandaşımız artık olayın içindedir. Sosyal hayatı sıfırlanmış kendini soyutlamaya çalışmaktadır. Artık o bir kahraman olmalıdır kendi içinde. Öyle olması gerekir. Çünkü ailesi para vermiş dershaneye göndermiştir onu. Çalışmalı adam olmalı aileside benim çocugum abızıttın üniversitesinde cumburlop bölümünde diyerekten döşünü kabartmalıdır. Günler günleri günler ise öss gününü yaklaştırdıkça psikolojisi bozulmaktadır. Sivilceler artık dostu olmaya başlamıştır. Aynaya pek bakmaz. Her şeyi ertelemeye başlar. Hayatını ertelediği gibi. Bir bardak çay içerken bile o yük sırtındadır. Rahat olamaz. Gün geçtikçe omuzlar çökmeye başlar. Çantanın takıldığı yerler iz olmaya başlar...
Döşünü kabartmak isteyen veli (kötü niyeti yok aslında oda çocugunun iyi yerlere gelmesini ister her ebevyn gibi...) artık oda o yarışın içinde sanar kendini ve oda strese girer. Zavallı çocugun üstüne gider. Bitmiş ve bitap haldeki çocuga yüklenir. Çocugun huzurlu olduğu yer artık yavaş yavaş dershanesi olmaya başlar. Okuldan kopmak ister evi dershane olsun ister. Orda yatmak eve hiç gitmemek ister. Artık olgunlaşma aşamasına ya da yok olma aşamasındadır. Eğer içindeki güç yeterse yola devam eder. Fakat kimileri buralarda kopar...
Yola devam edenler için henüz yarış yeni başlar. Sorunlar hiç bitmicekmiş gibi çözemiceği sorular hep karşısına çıkıcakmışcasına çırpınır. Yorgundur. Tutuncak birini arar. Fakat karşıdakide bunu aradığı için ikiside tutunumaz. Yıprandıkça yıpranır. Bir mum misali bir fidan erir bir kaç ayda...
O güne artık az kalmıştır. Artık derslerin önemli oldugunu düşünür. Yüklenmek ister fakat bedensel ve ruhsal olarak öylesine yıpranmıştır ki bu yarışa başlarken ki temposuna kavuşamaz. Üzülür yine yıpranır bir yaprak misali. Kurur bahar ile. Dalından düşücekmişcesine sallanır rüzgarda...
Son ay artık arkadaşları öyle değerlidir ki tek sığındığı yaratıklar onlar olmuştur. Öğretmenler artık birer anne baba gibidir. Sıralar yatak ,tahta ise posteri gibidir. Öylesine yıpranmıştır ki herkes artık herkes kan kusmaya başlar. Her fırsatta haykırırlar, bitmesini isterler. Zil çalar ve kuzu kuzu yine sınıflarına giderler. Artık öylesine dengesiz olmuş pisikolojisi her an patlamaya hazır ya da çökmek için sebeb arar olur. Beyni her boşluğa düştüğünde sene başını düşünür. Ne zaman geçti bu zaman der kendi kendine bir nefes alır ve o nefret ettiği hayata geri döner. Artık günler bir yıl gibi geçmektedir fakat ertesi gün dün ne yaptım sorusuna cevap aramaktan kaçınır. Artık konu eksiklerini kapatmaya çalışır. Fakat 1 hafta sonra tekrar unuttuğunu sanar. Artık başaramicağı düşüncesine kapılır. Arkadaşlarıda aynı düşüncededir fakat onlar da dışarıya belli etmemek için kazanıcaz derler. Yalan güzel olmasada burda çok işe yarar. Sararmış kalbinde bir gül açar. Umut bağlar tekrardan. Emeklerini düşünür ve tekrar dener...Son Hafta gelir. Artık rüzgar öylesine sert eserki daldan düşmesini bekleyemezcesine dalı kırmak ister. Fakat o geçen süre öylesine sert yapmıştır ki onu artık bitiyor diye kendini kandırır. Tutunur o dala. Hayata sarılır tekrar bitiyor der kendi kendine. Artık ders çalışması çok değildir. Anlık telaş yapar ama uzun sürmez o telaş çünkü artık bitiyordur. Zaman az kalmış ve elden bişi gelmiceği kesindir...
Sınav gecesi uyku tutmaz. Yarın hayatıyla oynicagını bilir ve gözlerini kapar. Kalbi öylesine hızlı çarpar ki yastıkta sesini duyar. Ne kadar uyuyamasada sabah olur. Sınav kitapçığı önüne gelir. Stres artık o bitmiş bedende maksimum düzeydedir. Son kez kanat çırpmak için kendini hazırlar. Yaptığı her soruda dünyayı kurtadığını düşünürcesine sevinir. Yapamadığı her soruda hayatı bitmişcesine burkulur. Fakat o anlar geçmek bilmez. Sınav biterken sınavın başını anımsar. Bitmiyen kabusun bittiğini görür. O bitap bedeninde artık gül bahçesi vardır. Savaş bitmiştir. İyiliği kötülüğü önemli değildir artık. İnsan olmayı özlemiştir. Son kez kanat çırpan kuş büyük kuşlar tarafından yuvaya götürülür. Yuvanın sıcaklığını özlediğini anımsar. Sanki yeni bir eve taşınmışcasına odasını tanır. Artık bitmiştir. Yorgunluğu olmasına rağmen yerinde durmak istemez. Ertelediği onca şeyi yapmak ister. Sonra oturur ve düşünür. Sınavı düşünür. Bir yıl boyunca bir sınav için yıprattığı bedenine bakar. Gülümser. Benliğinden kopmuş olmasına rağmen kendine gelmeye çalışır. Annesine sarılır. O artık kahramandır. Çünkü yaptıgı her soruda dünyayı kurtarmıştır...
Yazan ve Derleyen:
Eren UTKU
İlgisiz Karikatür:





















